25 Temmuz 2014 Cuma

Hırvatistan Gezi Notları

Aylardır planladığım Hırvatistan tatil planımı geçen hafta gerçekleştirdim. Ultra Europe'un da orada organize edilmesi, Hırvatistan'ı tatil yeri olarak seçmemizde etkili oldu. Karar verdikten sonra Split ve Dubrovnik'e dair yorumları da okuyunca iyice heyecanlanmaya başlamıştım. Hatta bir adım daha öteye götüreyim de kendi aracımızla seyahatimizi geçirelim diye kararlaştırdık. İlk defa yurtdışına araçla çıkacağım için biraz endişeliydim yolların durumu, geçilen ülkelerin güvenlik durumları, araç problem çıkarır mı vs. konularında. Neticede ciddi bir problem yaşamadan harika bir tatil geçirdiğimizi söyleyebilirim. Bu yazım özellikle benim kullandığım güzergahlarda araç ile seyahat edecek olanlar için oldukça faydalı olabilir.
Öncelikle yurtdışına araçla çıkacak iseniz; Turing'den uluslararası ehliyet ve yeşil kart(uluslarararı trafik sigortası) almanız yeterli olacaktır. Bu belgeleri sınır kapısındaki Turing ofisinden de alabiliyorsunuz, ama ben orada vakit kaybetmemek için Istanbul ofisinde yarım saatte halletim işimi.
Güzergah olarak Yunanistan-Arnavutluk-Karadağ-Bosna Hersek-Hırvatistan'ı tercih ettik. Schengen vizesi aldık seyahat öncesinde. Yunanistan Schengen ülkesi, bunun dışında Hırvatistan Schengen'e dahil olmadığı halde Schengen vizesi geçerlidir. Uçakla doğrudan Hırvatistan'a seyahat edecek olursanız; ya elinize geçerli bir Schengen vizesi, ya da Hırvatistan vizesi bulunuyor olmalı. Diğer ülkelerin Türk vatandaşlarına vize uygulaması bulunmuyor zaten.
Seyahate başladığımız gün, Yunanistan sınır kapısına vardığımızda o gün grev olduğunu öğrendik :) Sadece bir kapı yavaş bir şekilde çalışıyordu. Neyse ki sabah erken saatte orada olduğumuz için sıra çok azdı ve yarım saatte giriş yaptık. Yunanistan'ın yolları gerçekten harika. Şehirler arası yollar tamamiyle düz otobandan oluşuyor. Gece yolculuğu uykunuzu getirebilir :) İlk durağımız Kavala idi. Şirin bir sahil kenti, bana Çanakkale'yi hatırlattı. Orea Mitilini(Güzel Midilli) balık restoranında öğle yemeğini yedik. Midye pilav ve kalamar'ı tavsiye ederim. Personel Türkçe biliyor, rahatlıkla sipariş verebilirsiniz. Fiyatları da gayet normal, Türkiye'de ortalama bir balık restoranında ne veriyorsan orada da yaklaşık aynı fiyatı ödüyorsun. Kavala'ya uğramışken Kavala Kurabiyesi almak isterseniz İossifidis'i tavsiye ederim. Lezzetli ve tazedir kurabiyeleri(bizzat Kavala'da yaşayan birisine sordum, kesinlikle orayı önerdi).
Bir süre Kavala'da geçirdikten sonra birkaç saat içinde Arnavutluk'a giriş yaptık ve günün büyük bölümü berbat Arnavutluk yollarında geçti. Yolda sıkça polise rastlayabilirsiniz. Gündüz dahi olsa farlarınız kapalı ise veya hız sınırını çok aşarsanız muhakkak durdururlar. Araçla sayahat edecekseniz Elbasan-Tiran yolunu değil de; Gjirokaster-Fier-Durres sahile yakın olan yolu kullanmanızı öneririm. 100 km daha uzatacak yolunuzu ama değecektir emin olun, yolları çok daha iyi.
Arnavutluk macerasından sonra Karadağ ve Bosna-Herseği 3-5 saatte geçip Hırvatistan'a vardık. Tavsiye ettiğim güzergahı takip ederseniz; Karadağ'ın Budva kentinten geçeceksiniz: çok güzel bir yer, eminim hayran kalacaksınız. Burası dışında; Karadağ'ın doğası müthiş gerçekten, yolda sık sık aracı kenara çekip fotoğraf çekmek istedik :)

Karadağ
Hırvatistan'a giriş yaptıktan sonra doğrudan Split'e yol aldık. Split yolunda 72km/saat ile giderken, polis durdurdu ve hız sınırının 50km/saat olduğunu 500 kuna (yaklaşık 200TL) cezası olduğunu, o anda ödemem durumunda yarısını tahsil edeceğini söyledi ve polis aracındaki POS cihazından o anda kredi kartı ile ödemesini aldı :) O andan sonra tüm yolu 50-60 km ile gitmek gerçekten işkenceydi.
Split'e vardığımızda konaklayacağımız ev sahibi ile görüştük ve eve yerleştik. Orada otel yerine daha çok apartman tercih ediliyor. Festival zamanı gittiğimiz için riske atmadım ve öncesinden kalacağımız yeri ayarlamıştım. Evi Airbnb'den aylar önce ayarlamıştım, çok rahat oldu. En ünlü plajı Bačvice, çok kalabalık olur. Biz ise, eve yakın olması ve nispeten daha sakin olduğu için daha çok Žnjan'da vakit geçirdik. Restoran olarak şiddetle Buffer Fife'yi öneririm. Split limanı yakınlarında, pek çok kişi biliyor zaten nerede olduğunu. Kalamar tava ve karışık et ızgara'sı çok iyidir. Gezilecek yer olarak Diocletian's Palace Split'in en bilinen turistik mekanıdır, görülmeye değer. Buna ek olarak; Marjan parkı muhteşemdi, girişte bisiklet kiraladık(saati 15 kuna=6 TL) ve parkta birkaç saat gezinti yapma fırsatımız oldu. Yolunuz düşerse Marjan'ı es geçmeyin derim, isterseniz mola verip aşağıdaki harika bir plajda bir süre de yüzebilirsiniz. Biz bilmediğimiz için yanıma şortumu almamıştım, çok pişman oldum :)
Marjan plaj
5 gün Split'te kaldıktan sonra, en meşhur adası olan Hvar'a geçtik. Feribot sefer saatleri ve fiyatları ile ilgili ayrıntılı bilgiye buradan erişebilirsiniz. Hvar adasında çeşitli noktalarda yerleşim yerleri var. En iyisi elbette kendi ismini taşıyan Hvar. Çok güzel yapılar ve restoranlar vardır. Hvar'da birkaç tane tanınmış plaj vardır. Bunlardan bilinen ikisi Zavala ve Jelsa'dadır. Biz dönüşteki feribota bineceğimiz Sućuraj yoluna yakın olduğu için Jelsa'yı tercih ettik, hiç de pişman olmadık :) Adriyatik denizi Akdeniz ve Ege'yi aratmıyor gerçekten.
Aynı akşam geceyi geçireceğimiz Dubrovnik'e geçtik. 10 Temmuz -25 Ağustos tarihleri arası düzenlenen Dubrovnik Festivali'ni de görme fırsatımız oldu. Dubrovnik'i gördükten sonra bir kez de ayrıca Dubrovnik'e tatile gelmeliyiz diye kararlıştırdık.
Ertesi gün sabahtan yola çıktık dinlene dinlene, uzunca süre uyku çekerek 1 günde İstanbul'a dönüş yaptık:)
Bu tatil çok yorucu olmasına rağmen, gerçekten asla unutmayacağım harika bir deneyim oldu. Uçakla seyahat etseydim bu güzel yerlerin onda birini bile görme fırsatım olmayacaktı. Yorucu geçeceğini zaten tahmin ediyordum ama ne kadar yorucu olsa da araçla seyahatin tadı bir başkaymış hakkaten :)

Hiç yorum yok: